Advanced Search

Show simple item record

dc.contributor.authorÖzler, Hayrettin
dc.date.accessioned13.07.201910:49:13
dc.date.accessioned2019-07-13T16:32:08Z
dc.date.available13.07.201910:49:13
dc.date.available2019-07-13T16:32:08Z
dc.date.issued2016
dc.identifier.issn1304-8864
dc.identifier.urihttps://trdizin.gov.tr/publication/paper/detail/TWpVMk9UYzRPQT09
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12438/1875
dc.description.abstractBu makalede bir siyasal tasavvur biçimi olarak imperyal tahayyül tartışılacaktır. Herhangi bir uygarlık tarihi veya siyasi tarih kitabını ele aldığımızda karşımıza hep imparatorlukların tarihi çıkar, sonra tarihsel bir kopuşla post-imperyal bir döneme girilir ve imparatorlukların izine bir daha rastlanmaz. Çünkü ani bir sıçramayla birlikte imparatorluklar devrinin kapandığına, modern dünyanın ulus devlet gibi makul ve geçerli tek bir siyasal-toplumsal yapıyı zorunlu kıldığına dair bir dogmaya tutuluruz. Bu post-imperyal dünyayı anlayabilmek uluslararası ilişkiler adında bir disiplinin gelişmesine ve belki de hiç hak etmediği bir saygınlığa erişmesine neden olur. Bu disiplinde dünya adeta bir satranç tahtasıdır. Rasyonel, öz çıkarının bilincinde, özerk ulus devlet aktörlerinin oynadığı bir strateji ve savaş oyunudur bu. Oysa binlerce yıllık insanlık tarihine baktığımızda dikkatimizi çeken şey, ulus devletlerden veya varlığı yokluğundan daha tartışmalı olan ulusların ilişkilerinden ziyade devasa büyüklüklere ulaşmış, yüzlerce yıl varlığını korumuş, karmaşık ve gizemli yapılar olan imparatorluklardır. Hakikaten tarih bize dünya üzerinde neredeyse her zaman evrensel ölçekte nüfuza sahip bir veya birkaç imparatorluk olduğunu gösterir. Prenslikler, krallıklar veya günümüzde onların muadili olan ulus devletlerden oluşan bir dünya vardır elbette, ama bunun ötesinde dünya düzenini şöyle böyle belirleyen hegemon, hiper ve süper güçlerin var olduğunu hepimiz kabul ederiz. Bunlar süper güçler değil supra-nasyonel siyasal tahayyüllerdir. Aslında oyunun kurallarını belirleyenler ve sistemi kuranlar onlardır. Sistemin işine yarayan her şey sistemi kuranların işine yarar. Bu yeni imparatorluklar bir yapıdan ziyade şebeke veya rizom benzeri yapılarda karşılıklı etkileşim halinde olan amillerdir. Bu aktörleri bir araya getiren, uzlaştıran veya çatışmayı sürdürülebilir kılan ise imperyal tahayyüller ve ilişkilerdiren_US
dc.description.abstracten_US
dc.language.isoturen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectSosyal Bilimleren_US
dc.subjectDisiplinler Arasıen_US
dc.titleBir siyasal tasavvur biçimi olarak imparatorluk ve yansımalarıen_US
dc.title.alternativeThe concept of emperorship as a political imagination and its reflectionsen_US
dc.typearticleen_US
dc.relation.journalMuhafazakar Düşünce Dergisien_US
dc.departmentKütahya Dumlupınar Üniversitesien_US
dc.identifier.volume2en_US
dc.identifier.issue48en_US
dc.identifier.startpage221en_US
dc.identifier.endpage241en_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US]


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record